KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3461 E., 2025/1435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/382 E., 2024/178 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/950 E., 2021/1270 K.
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından zina nedeni ile açılan davasının kabul edilmemesi, nafaka ve tazminat miktarları yönünden, davalı karşı davacı erkek vekili tarafından her iki dava ve ferileri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkeğin reddedilen karşı boşanma davasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun (4721 sayılı Kanun) 161, 162 ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma davası açılmış, davalı karşı davacı erkek vekilince de 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karşı boşanma davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davacı karşı davalı kadının 4721 sayılı Kanun`un 161 ve 162 nci maddesine dayalı davalarının reddine, 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı karşı davalı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatların miktarları arttırılmış, sair yönlere ilişkin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karar her iki taraf vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davacı karşı davalı kadının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesine dayalı boşanma davasının ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmişse de davacı karşı davalı kadın tanıkları A.G. ile D.Ş.`nin ve davalı karşı davacı erkek tanığı M.K.`nin beyanlarından davalı karşı davacı erkeğin zina eyleminin varlığının ispatlandığı anlaşılmaktadır. Öyleyse, kadının zinaya dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3461, K. 2025/1435, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama