KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3595 E., 2025/1806 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/983 E., 2023/1511 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/128 E., 2023/163 K.
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası, reddedilen tazminatlar, kabul edilen tazminatlar ve miktarları yönünden, davalı-davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, TMK m.162 inci madde gereğince açılan birleşen boşanma davasının reddi, kadın için reddedilen nafakalar, kabul edilen tazminat miktarları ve faiz talebi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanmanın fer'î niteliğindeki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren muaccel (istenebilir) hale gelir. Faiz talebi varsa, belirtilen tarihten geçerli olarak faize hükmedilmesi gerekir. Kadının tazminatlar için faiz talebi bulunduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan tazminatlara kararın kesinleşmesinden itibaren faize hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın ilgili bent yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3595, K. 2025/1806, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama