KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3673 E., 2025/1363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1101 E., 2024/119 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Beykoz 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/737 E., 2021/274 K.
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kişisel ilişki, tedbir- yoksulluk nafakası talebinin reddi, maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkeğin tüm; kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddi ve manevî tazminat azdır. O hâlde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ve 6098 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddi ve manevî tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3.Kadının sürekli ve düzenli olarak asgari ücret seviyesinde gelir elde eden bir işte çalıştığı, kadın yararına yoksulluk nafakasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının asgari ücret düzeyinde bir geliri olduğu belirlenmiştir.
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilik süresi, kadının yaşı, belirli bir mesleğinin ve iş garantisinin bulunmayışı da dikkate alındığında kadının asgari ücret düzeyindeki gelirinin onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı, kadın yararına yoksulluk nafakası koşullarının (TMK madde 175) oluştuğu anlaşılmakla kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken yazılı gerekçe ile bu talebin reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3673, K. 2025/1363, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama