KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3718 E., 2025/74 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/198 E., 2024/261 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/403 E., 2022/579 K.
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kişisel ilişki süresi, tedbir-iştirak nafakası miktarı, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat ile miktarları, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
asıl davanın kabulü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 162 maddesine dayalı boşanma ile tedbir-yoksulluk nafakası taleplerinin reddi, tedbir-iştirak nafakası ile maddî ve manevî tazminatların azlığı ile kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminatlar azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3718, K. 2025/74, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama