İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/372 K.2024/8550

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadın vekili tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/372Karar2024/8550Tarih11 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.272 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/372 E., 2024/8550 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2024
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1877 E., 2023/1998 K.
Karar
Başvurunun kıszmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Orhangazi 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Sayısı
2021/39 E., 2022/509 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.272 kelime·6 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadın vekili tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadın vekili tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ile davalının 27.06.1986 tarihinde evlendiğini, bu evliliklerinden ... isminde ortak çocukları olduğunu, davalı ortak çocuğun evi terk ettiği tarih olan 12.09.2015 tarihinde müşterek konutu sebepsiz yere terk ettiğini, haklı bir sebep olmamasına rağmen bugüne kadar geri de dönmediğini 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 2.000,00 TL nafaka talebine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili 21.12.2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; ... isimli kadınla davalı ...'un en az 8 senedir bir ilişkisinin olduğunu ve davalının sözkonusu kadına maddî olarak destek olduğunu hatta ev aldığını müvekkilim civardaki ortak tanıklardan henüz öğrenmiş bulunduklarını, ... ile S.E.'nin aynı tarihte aynı ortamda bulundukları ve birbirlerinin resimlerini çekip kendi Whatsapp durumlarına attıkları resimlerden birlikte yaşadıklarını gördüklerini, tarafların boşanmalarına ve tüm iyi niyetine rağmen, oldukça incitici ve küçük düşürücü muamelelere maruz kalmış olması ve bu nedenle,

uzunca bir süredir maddî ve manevî açıdan sadece aldığı tedbir nafakası ile yaşantısını devam ettirmek zorunda kalan müvekkiline çok sıkıntılı bir yaşam sürmek zorunda bırakılması nedeniyle, 50.000,00 TL manevî tazminat ile 50.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek cevap dilekçesinde, kızının evden kaçtığını, insanların yüzüne bakamaz olduğunu, psikolojik olarak etkilendiğini, annenin kızın neler yaptığını çok iyi bilmesine rağmen kendisinden bunları gizlediğini, bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2018 tarih, 2016/190 Esas ve 2018/328 Karar sayılı kararı ile; kadının davasının kabulüne karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri boşanma ve fer’îleri yönünden istinaf ettiklerini beyanla, İlk Derece Mahkemesinin yanılgılı değerlendirmede bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin kararının talepleri doğrultusunda kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Bölge Adiye Mahkemesinin 16.12.2020 tarih ve 2019/837 Esas 2020/1659 Karar sayılı kararı ile.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde tarafların istinaf talebinin kabulüne, diğer istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin kararının tamamının kaldırılmasına, usulüne uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, delilleri tartışılarak, iddia edilen hangi vakıaların sabit görüldüğü ve hangi beyanlara itibar edildiği de açıklanmak suretiyle, yargısal denetime elverişli şekilde kusur tespiti yapılarak, "ağır kusur", "hafif kusur" "tam kusur" ayrımına gidilerek gerekçe yazılması,

hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturmayacak şekilde, davacının yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olumlu-olumsuz hüküm oluşturularak, davacının ıslah dilekçesi ile bildirdiği maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında da esastan inceleme yapılarak, sonucu uyarınca yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen dava ve tüm diğer talepler yönünden bir karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,tarafların sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, erkeğin, kendi adına kayıtlı hat üzerinden, boşanma davasından önce, 0532...44 nolu ve 0537...44 hatlar ile günün farklı saatlerinde, gece saatlerinde de, bir kısmı uzun sürelerle, bir kısmı peş peşe, çok sayıda görüşme yaptığı, hattın ...

Ö. adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, evlilik birliği içinde dava dışı ... ile günün farklı saatlerinde, gece saatlerinde, peş peşe ve çok sayıda görüşme yapmak sureti ile güven sarsıcı davranışları ile kusurlu olduğu, davalının tam kusurlu olduğu, davacıya kusur affedilecek bir vakıanın olmadığı,

4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına,davacının 08.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği "aldatma" hukuki sebebine dayalı boşanma davasının sübut bulmadığından reddine, 1.000,00 TL tedbir - yoksulluk nafakası, 30.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; nafaka ve tazminat miktarının az olduğunu, 08.12.2017 tarihli ıslah dilekçeleri ile davanın adını ve dayanağını hukuken değiştirmeye yönelik bir beyanlarının bulunmadığını, özel bir nedene dayalı olarak davayı ıslah etmediklerini, davayı genel boşanma sebeplerine dayanarak açtıklarını, özel boşanma sebebine ıslahla dayanmadıklarını, maddî ve manevî tazminat talepleri için davayı ıslah ettiklerini bildirerek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesi yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur tespitinin yanlış olduğunu, aldatma olgusunun ispatlanmadığını, davacı yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinin yanlış olduğunu, miktarın çok olduğunu, davacının istediği tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi gerektiğini belirterek kararın tümü yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya incelendiğinde; davacının 21.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile özel boşanma sebebi olan zina nedenine dayanmadığı, yalnızca yeni aldatmaya ilişkin vakıa bildirip maddî ve manevî tazminat talebinde bulunduğu, ıslah dilekçesi ile vakıa olarak dayanılan kusurun da tüm deliller ile ispatlandığı, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde davalı erkeğin tam kusurlu olduğuna yönelik tespitin yerinde olduğu, olayların akışı karşısında davacının dava açmakta haklı olduğu,

davacı yönünden 4721 sayılı Kanun 166/1 madde koşullarının oluştuğu, 21.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile boşanma yönünden farklı bir hukuki sebebe dayanılmadığından hükmün 2. maddesinin hüküm fıkrasından çıkartılması gerektiği, yoksulluk nafakası miktarının az olduğu,

maddî ve manevî tazminatın yasal koşullarının oluştuğu, tazminat miktarlarının ise az olduğundan gerekçesi ile kadının istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak kadın yararına aylık 2.000,00 TL yoksulluk nafakası, 50.000,00 TL maddî tazminat ile 50.000,00 TL manevî tazminata kadının sair, erkeğin tüm yönlere ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur tespitinin yanlış olduğunu, aldatma olgusunun ispatlanmadığını, davacı yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinin yanlış olduğunu, miktarın çok olduğunu, davacının istediği tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi gerektiğini belirterek kararın tümü yönünden temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kadının boşanma davasının kabulü, şartlarının oluşup oluşmadığı, kusur, tazminatlar, nafakalar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/372, K. 2024/8550, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
  8. IV. İstinaf
  9. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  10. B. İstinaf Sebepleri
  11. C. Gerekçe ve Sonuç
  12. V. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/372
Karar No
2024/8550
Tarih
11 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/373 K.2024/4031
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/373 K.2024/9021
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/374 K.2024/9019
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/376 K.2024/8908
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/376 K.2024/3935
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/377 K.2024/8556

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.