KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3855 E., 2025/1076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1725 E., 2024/634 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/227 E., 2022/191 K.
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî tazminat, tedbir nafakası yönünden, davalı- davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, manevî tazminat ve yoksulluk nafakasının reddi, tedbir nafakası ile iştirak nafakası ve maddî tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
İlk Derece Mahkemesince iştirak nafakasına ilişkin hüküm davalı- davacı kadın tarafından istinaf edilmediğinden kesinleşmekle davalı davacı kadın vekilinin İlk Derece Mahkemesince belirlenen iştirak nafakası miktarı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı- davalı erkeğin tüm, davalı- davacı kadının diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davacı davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmektedir. Bu itibarla, kadının manevî tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3855, K. 2025/1076, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama