KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/3924 E., 2025/1302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1108 E., 2024/225 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/383 E., 2021/390 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince kadının davasının reddine,
erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hükme karşı davalı-davacı kadın tarafından her iki dava ve fer'îler yönünden, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde maddi hata yaparak kadın yararına tazminat koşullarının oluştuğunu belirtmesine karşın, hüküm fıkrasında ise boşanmaya sebep olan olaylarda kusuru bulunmayan erkek yararına tazminata hükmedildiği ve sonuç itibariyle doğru olması nedeniyle gerekçesinin düzeltilmesi gerektiği, diğer itirazların ise yerinde görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile gerekçenin düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından her iki dava ve fer'îler yönünden temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş olup kadına her gün ilk evliliğinden olan ve hepsi reşit çocuklarının yanına gittiği vakıası kusur olarak yüklenilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadının, erkeğin tüm ev işlerini ve yemeklerini yaptığı, bu gidişlerinin birlik görevlerini ihmale neden olmadığı; kadına yüklenen davacı-davalı erkek kaza geçirerek kolunu kırdığı halde onu yalnız bıraktığı vakıasının ise duyumdan aktarım beyanlar olduğu,
duyumdan aktarım beyanlara itibar edilerek kusur yüklenilmesinin mümkün olmadığı; yine kadına yüklenen davacı-davalı erkeği sevmediğini söylediği vakıasının ise bu vakıaya yönelik tanık beyanlarının sebep ve saiki belli olmayan beyanlardan ibaret olduğu; erkek tanıklarının beyanlarının bir kısımının ise 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, sebep ve saiki açıklanmayan, bizzat görgüye dayalı olmayıp duyuma dayalı beyanlar olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla dosya kapsamından kadının ispatlanan bir kusurunun bulunmadığının kabulü gerekir. O halde erkeğin davasının da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ve yanılgılı kusur belirlemesi sonucu yazılı olduğu şekilde boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/3924, K. 2025/1302, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama