KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/4163 E., 2025/804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1246 E., 2024/170 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/196 E., 2021/324 K.
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulüne, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının reddine ve ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine karar verilmiş, verilen karar davacı-karşı davalı erkek vekilince velâyet yönünden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı erkek vekilince temyiz edilmiştir.
Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.
Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 2 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesi mümkündür. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir.
Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin dahi göz önünde bulundurulması gerekir. Dosya kapsamından 2017 doğumlu olup idrak çağındaki ortak çocuğun görüşüne başvurulmayıp sosyal inceleme raporu alınmadan ve tarafların barınma ve yaşama koşulları değerlendirilmeden ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiği anlaşılmaktadır.
Yaşı itibarıyla idrak çağında bulunan ortak çocuk hakkında anne ve babanın barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu alınıp, tarafların ve gerektiğinde ortak çocuğun görüşü de tespit edildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, velâyet hususunda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4163, K. 2025/804, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama