İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4333 K.2024/7075

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/4333Karar2024/7075Tarih9 Ekim 2024Okuma6 dk · 1.162 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/4333 E., 2024/7075 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/583 E., 2024/558 K.
Karar
Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Sivas 2. Aile Mahkemesi
Sayısı
2022/262 E., 2023/994 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.162 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalının erkeğin ailesiyle görüşmesini istemediğini, tarafların evliliğin başlarında Ankara ilindeyken davalının sürekli müvekkiline ailesinin yanına gitmek, bu olmaz ise onların yanlarına gelmesini istediğini beyan ettiğini, bu hususta sürekli olarak müvekkiline baskı yaptığını, taraflar Ankara ilinde ikamet ederken müvekkilinin davalıyı ailesinin yanına götürmek istediğini, davalının ise "Ben Sivas'a adım atmam, aileni çok görmek istiyorsan ancak benden habersiz gidebilirsin ben senin ailenden haz etmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğunu,

müvekkilinin ailesi ile konuşması durumunda sürekli kavga çıkardığını, müvekkilinin anne ve babasının müşterek konuta tüm evlilik süresince sadece bir defa gelebildiklerini, davalının bu duruma izin vermediğini, 2019 yılının Kasım ayında çocuğu görmek için müşterek konuta gelen müvekkilinin anne ve babasını davalının konuta sığdırmaz ettiğini, müvekkiline "Anne ve babana söyle ben rahat edemiyorum, evlerine gitsinler çocuğu çok görmek isterlerse sen görüntülü arar gösterirsin" dediğini, evlilik süresince davalının ailesinin müşterek konuttan hiç çıkmadıklarını, davalının ailesinin evliliğe olumsuz müdahalelerde bulunduğunu,

davalının müvekkilini küçük düşürdüğünü, üzerinde baskı kurduğunu, maaş kartını bırakacaksın sen şimdi ana babana para gönderiyorsundur diyerek müvekkiline ekonomik şiddet uyguladığını, çocuğu bir daha göstermemekle tehdit ettiğini, tüm bunlara müvekkilinin ortak çocuk için katlanmak zorunda kaldığını, davalının anne ve babasının her fırsatta müşterek evliliğe, müşterek konuta ve ortak çocuğa, müşterek konuta giren maaşa karıştıklarını, davalının evliliğin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, onur kırıcı sözler kullandığını, psikolojik şiddet uyguladığını,

hakaret ettiğini belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın cevap dilekçesinde özetle; erkeğin, kız kardeşi nedeniyle kredi borçları olduğunu, evlendikten bir ay sonra davacının annesinin para için açtığı ilk telefonla huzursuzluklarının başladığını, davacının esnek hesap açtırıp para gönderdiğini, davacının annesinin evliliklerini bitirmek için uğraştığını, Ankara da ikamet ederken kendisinin ailesinin evlerine hiç gelmediğini, aksine davacının ailesinin geldiğini, davacının ailesi ile 2 ay sonra görüşmeyi bitirdiğini, Şubat 2019 tarihinden sonra ailesinin evine hiç gelmediğini, davacının doğum için ayırdıkları parayı kız kardeşine gönderdiğini,

davacının ailesinin davacıdan para istediği için tartıştıklarını, davacının evi terk ettiğini, bir telefon konuşmasında davacının ailesinin "Sen gelmezsen gelme parayı gönder yeter ev boyatacağım." dediğini, davacının evi terk etmesinden 4 gün önce çocuğun ateşlendiğini, 2 gün uykusuz kaldığı için kendisinin hastalandığını, davacının evi terk ettiğini, bir daha gelmediğini, boşanma davası açacağına ilişkin mesaj attığını, davacının beyan ettiği gibi bütün ailesinin değil sadece annesinin yanında kaldığını belirterek davanın reddine, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadının, erkeğin ailesi ile görüşmesini istemediği, erkeğin ailesi müşterek konuta gittiğinde kadının odasından çıkmadığı, ortak çocuğu erkeğin ailesine vermediği, bu süreçte yemek yapmadığı ve böylece erkeğin ailesini müşterek konutta istemediğini belli ettiği; erkeğin ise evi terk ettiği, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin az kusurlu, kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına,

her ne kadar davalı ortak çocuk için tedbir ve iştirak nafakası talebinde bulunmamış ise de, çocuğun üstün yararı gereğince Mahkemece resen hükmedilebileceğinden ortak çocuk için aylık 3.500,00 TL tedbir ve 4.000,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün tamamı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalı kadına "davalı kadının davacı adamın ailesi ile görüşmesini istemediği, davacı adamın ailesi müşterek konuta gittiğinde davalı kadının odasından çıkmadığı, ortak çocuğu davacının ailesine vermediği, davalı kadının bu süreçte yemek yapmadığı ve böylece davacının ailesini müşterek konutta istemediğini belli ettiği" kusur olarak yüklenmiş ise de;

kadına yüklenen kusurlara ilişkin tanık Firdes'in anlattığı olayların 2018 yılında tarafların ortak çocuğu iki aylıkken gerçekleştiğini belirttiği, dosya kapsamından tarafların 2022 yılı Ocak ayına kadar birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, davacı asilin 06.10.2023 tarihli sosyal inceleme raporu düzenlenirken 2020 yılında davalı ile 6 ay ayrı kaldıktan sonra bir araya geldiklerini, 2022 yılı Ocak ayına kadar birlikte yaşadıklarını beyan ettiği gözetildiğinde 2018 yılında gerçekleşen olayların davacı tarafından affedildiği en azından hoşgörü ile karşılandığı,

bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, dinlenen davacı erkek tanıklarının diğer sözlerinin evlilik birliğinin temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan soyut beyanlardan ibaret olduğu gerekçesiyle kadına yüklenen kusurların kaldırılmasına,

Mahkemece erkeğe yüklenen "Evi terk ettiği" şeklindeki kusur istinaf yoluna başvurulmayarak kesinleştiğinden mevcut durumda davacının tam kusurlu olduğuna, gerçekleşen bu durum karşısında, davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın reddine, tarafların tespit edilen sosyal ekonomik durumları, ortak çocuğun yaşı gözetilerek çocuk yararına Mahkemece hükmedilen aylık 3.500,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle sınırlı inceleme yapılması gerektiğini, davacının sosyal inceleme raporundaki beyanlarının ve davalının süresinde ve istinaf itirazında ileri sürmediği hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, evlilik birliğinin sarsılmasında davalının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek; davanın reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarıyla sınırlı inceleme yapıp yapmadığı ve kusur belirlemesi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/4333, K. 2024/7075, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4333
Karar No
2024/7075
Tarih
9 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4334 K.2024/5509
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/4334 K.2024/9032
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4335 K.2024/7048
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4335 K.2024/5976
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4336 K.2024/5674
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4340 K.2024/5794

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.