KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5027 E., 2025/1520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/804 E., 2024/889 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Silifke Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/58 E., 2022/83 K.
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğe terk kusuru yüklenmiş ise de;
somut olayda kadın tarafından terk hukuki nedenine dayalı olarak açılan bir dava bulunmadığından terk vakıasının erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ayrıca mevcut delillere göre davacı-karşı davalı erkeğe yüklenilen başka kadınlarla mesajlaşma ve sürekli telefonla oynama şeklindeki vakıaların sadakat yükümlülüğünü ihlal değil de güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının,
yine de kabul edilen ve gerçekleşen kusur durumuna göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5027, K. 2025/1520, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama