KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5245 E., 2025/1100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/695 E., 2024/703 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/155 E., 2024/59 K.
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, çocuk ... için velâyet düzenlemesi, maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, ortak çocuk ... yönünden velâyet düzenlemesi, çocuk ... için hükmedilen iştirak nafakası ve miktarı, ortak çocuk ... yönünden nafakaya hükmedilmemesi,
kadın lehine hükmedilen maddî, manevî tazminat ve miktarları, erkeğin reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın lehine takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5245, K. 2025/1100, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama