KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5402 E., 2025/2055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/35 E., 2024/620 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 2. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/731 E., 2023/979 K.
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, tazminat taleplerinin reddi, ziynet alacağının kabulü, yoksulluk nafakası, ortak çocuk ...`nin velayeti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre kabul edilen ziynet alacağı miktarının, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı karşı davacı erkek vekilinin ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı karşı davacı erkek vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Toplanan delillerden davacı karşı davalı kadının fabrikada işçi olduğu, davalı karşı davacı erkeğin ise bir iş yerinde şoför olarak çalıştığı, her ikisinin de asgari ücret aldığı, gelirlerinin denk olduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175 inci maddesi gereğince boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşulları davacı karşı davalı kadın yararına oluşmamıştır. Öyleyse davacı karşı davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5402, K. 2025/2055, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama