KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/5518 E., 2025/3646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1893 E., 2024/575 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Şile Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/373 E., 2022/221 K.
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü, maddî ve manevî tazminat, nafakalar ile reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı erkeğe "evin eşyalarına zarar verme" kusuru yüklenmiş ise de;
sunulan fotoğraftaki evin mevcut halinin kim tarafından ve ne zaman yapıldığının belli olmadığının, taraf tanıklarınında buna yönelik beyanlarının bulunmadığının, davacı kadının iddiaları destekler başka bir delilinde mevcut olmadığının, bu haliyle söz konusu eylemin davalı erkek tarafından yapıldığının ispatlanamadığının ve erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ancak kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre,
usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/5518, K. 2025/3646, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama