İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5542 K.2025/2918

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davası devam ederken kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı…

Esas2024/5542Karar2025/2918Tarih14 Nisan 2025Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/5542 E., 2025/2918 K.·Birleşen 2021/489 Esas Sayılı Dosya Yönünden:

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Nisan 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/249 E., 2024/1160 K.
Talep eden
... ...
İlk derece mahkemesi
... Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2021/499 E., 2022/259 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davası devam ederken kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Yörede 1965 yılında seri bazda (Ilbıra Serisi) yapılıp kesinleşen Orman Kadastrosu çalışmaları vardır. Daha sonra tahdidi yapılmayan ormanlarda ormanların kadastrosu, 6831 sayılı Orman kanununun 1744 sayılı kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1978-79 yıllarında, yapılmış ve çalışmalar 10.10.1979 tarihinde ilan edilerek, yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Son olarak Orman Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışması yapılmış ve çalışmalar 24.12.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.

Dava konusu taşınmaz 1966 yılında yapılan ilk tesis kadastro çalışmalarında çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz ... numarası verilerek, 5.636,17 metrekare yüzölçümüyle 01.09.2021 tarihinde davalı olarak tespit edilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde ... mevkiinde bulunan yaklaşık 5.63617 dekar zeytinliğin kendisi tarafından yaklaşık 30 yıldan beri malik sıfatıyla kullanıldığını, söz konusu zeytinliğin önce babası ve dedesi tarafından da kullanılmış olup bu şekilde kullanımının devam ettiğini, tescil davasına konu olan arazinin belediye, Hazine, orman ya da üçüncü kişilerle herhangi bir ilgisi olmadığını belirterek, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde ... mevkiinde bulunan yaklaşık 5.63617 dekar büyüklüğündeki zeytinliğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi gereğince davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda (Ilbıra Serisi) yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1966 yılında çalılık tespit harici bırakıldığı, ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu taşınmazın 109 ada 31 parseli kapsadığı, dava konusu taşınmazların üzerindeki zeytin ağaçlarının deliceye aşılanarak yetiştirildiği, 1953 ve 1964 tarihli hava fotoğraflarında tam kapalı makilik, 1974 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarında ise kısmen maki bitki örtüsünün temizlendiği, 2009-2012-2015-2018-2021 tarihli hava ve uydu fotoğraflarında zeytinlik olduğu, 1959-1977-1996 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kaldığı, 2012 tarihli memleket haritasında sarı renkli alanda kaldığı, klizemetre ile yapılan ölçümde %45 meyille sahip olduğunun tespit edildiği, toprak muhafaza karakteri taşıdığı,

orman vasfındaki makilik alanlardan olduğu anlaşılmıştır.3573 sayılı Kanun'un 2. ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinin uygulanmayacağı,

%12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğunun kabulü gerekmekte olup bu yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanun'u 14 ve 17 maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı anlaşıldığından" davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerde kaldığının belirtildiğini, dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında makilik alan olarak görüldüğünü, aynı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın imar ihyasının tamamlanmış zeytinlik vasfında olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporunun kendi içinde açıkça çelişkiler içerdiğini ve mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazlarının kabul edilmeyerek eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu,

Yargıtay uygulamalarında belirtilen incelemelerin yapılmadığını, ...'da zeytinliklerin tümünün eğimli arazide bulunduğunu, yakın çevredeki parsele ilişkin ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tam aksi yönde karar verildiğini, belirsizlik doğduğunu ve davacının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek, istinaf incelemesi sonunda Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; " genel mahkemede açılan tapusuz taşınmaz tescili talepli davanın yargılaması sırasında 3402 sayılı yasanın geçici 8. maddesine göre arazi kadastrosu işlemine tabi tutulan taşınmaz hakkında görülen kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı, denetime elverişli, bilimsel ve teknik veriler içeren fen, ziraat ve orman bilirkişilerinden oluşan teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen müşterek bilirkişi raporuna göre;

dava konusu taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında tamamen kapalı çalılık olarak gözüktüğü, üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının yerinde deliceye aşılanarak oluşturulduğu, delicenin Akdeniz maki bitki örtüsünün bir ferdi olması, genel yamaç eğiminin % 12'den fazla (%45) olması nedeniyle 6831 sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında toprak ve su rejimi açısından muhafaza karakteri taşıyan orman vasfındaki makilik alanlardan olduğu, toprağın hiç bir dönemde işlenmediği, kırmızı kahverengi Akdeniz orman toprağı renginde olduğu, toprağında bol miktarda humus bulunduğu,

taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanunun 17. maddesinin uygulanamayacağı, %12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğunun kabulü gerekmekte olup bu yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı, evveli itibariyle orman olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaz üzerinde davacı kişi yararına TMK'nun 713 ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyeti kazanım koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından,

bu yönüyle davacının davasının reddine, dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinde" davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5542, K. 2025/2918, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5542
Karar No
2025/2918
Tarih
14 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/5546 K.2025/6172
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5546 K.2025/4228
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/5547 K.2025/4220
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5552 K.2025/2946
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5557 K.2025/7341
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5558 K.2025/2990

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.