İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/622 K.2024/693

...

Esas2024/622Karar2024/693Tarih8 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.914 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/622 E., 2024/693 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2024
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.914 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

...

MAHKEMESİ

Aile Mahkemesi

SAYISI

2022/614 E., 2022/802 K.

DAVA TARİHİ : 09.09.2011-09.12.2011

KARAR : Kısmen ret

Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya karşı direnme kararı verilmiş, bu kararın davacı karşı davalı erkek vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2021 tarihli ve 2018/2-1095 E., 2021/1676 K. sayılı ilâmı ile, davacı-karşı davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilerek dosya Mahkemesine gönderilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı-karşı davacı kadının tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde; davalının son üç yıldır oğlundan ve eşinden bağımsız bir yaşam sürdürdüğünü, “artık seninle olmak istemiyorum” diyerek ortak yaşamı sonlandırdığını, birlik görevlerini yerine getirmemesi nedeni ile evde yatılı bir hizmetçi istihdam etmek zorunda kaldıklarını, aile bütçesine gereken özeni göstermediğini, eşi hakkında “bu adam manyak, mükemmeliyetçi, şüpheci, her şeyime karışıyor” şeklinde sözler söylediğini, çalışmak yerine tüm zamanını bir takım kurslarda, derneklerde ve arkadaşları ile gezerek geçirdiğini, yaşanan en küçük olayda “seni kapının önüne koyarım” şeklinde tehdit ettiğini,

eve geç geldiğini, bazı geceler hiç gelmediğini, sorulduğunda açıklama yapmadığını, evin geçimine katkıda bulunmadığını, LYS sınavına giren çocuğunun yanında olmak yerine Abant'a gittiğini ve oradan “ruhum seninle beraber” diye mesaj gönderdiğini, tuttuğu not defterinde müvekkilini bir böcek olarak nitelendirdiğini, yeni bir sevgili istediği yolunda ifadeler kullandığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin babaya tevdiine, 100.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata, kadının tasarruf yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, erkeğin evlilik süresince eşine ekonomik ve psikolojik baskı uyguladığını, çocuğun gözünde anneyi küçük düşürme çabası içinde olduğunu, velâyetle tehdit ettiğini, edinilen malvarlıklarının kullanım hakkının erkekte olduğunu, ekonomik olarak baskı altında kalan müvekkilinin mecburen organizasyon işleri yaptığını, Zekeriyaköy Türk Müziği Topluluğunu eşinin bilgisi dahilinde kurduğunu, ayrıca 2 yıldır geçimini sağlamak için Ali Akkanat Anadolu Lisesinde müzik ve resim öğretmenliği yaptığını,

Büyükşehir Belediyesi adına düzenlenen festivallerde konser organizatörü olduğunu, tüm bunları eşinin bildiğini, kandırılarak arabasının elinden alındığını, bu sebeple bazı geceler zorunlu olarak arkadaşında kaldığını, tüm bunların gelinen aşamada kötü niyetli olarak kullanılmaya çalışıldığını, bahsedilen notların kişisel gelişim seminerinde kendine ait geri bildirim aracı olarak kullanılmak üzere tutulmuş bir defterden alındığını, bunun nefes seminerinin zorunlu bir unsuru olduğunu,

kişinin içinde yaşadığı sorunların çözümünü kendi içinde bulması gerektiği şeklindeki öğretinin sonucunda eşi ile ilişkilerinde var olan huzursuzluğun sebeplerini araştırma ve buna çözüm üretmek adına yapılan çalışmanın bu davada kullanılmasının hukuka aykırı delil olduğunu ve itibar edilemeyeceğini, sevgili ibaresinin tasavvuf grubunda geliştirilen “ALLAH” sevgisi olduğunu, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, bankadaki parayı müvekkilinden habersiz kendi hesabına aktardığını ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına,

aylık 10.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 3.000.000 TL maddî ve 5.000.000 TL manevî tazminata, Aşiroğlu soyadını taşımasına izin verilmesine taşınmazlarda ki kira gelirinin ve evlilik süresince karşı davalının insiyatifinde olan ancak ailenin ortak tasarrufu olarak kullanılması gereken menkul birikimlerinin evlilik birliğinin sona ermesi durumunda müvekkili ile karşı davalı arasında paylaşılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İstanbul 11. Aile Mahkemesinin 05.12.2014 tarihli ve 2011/682 E., 2014/755 K. sayılı kararı ile; başlangıçta normal şekilde yürüyen evliliğin erkeğin eşine baskıcı davranması, eşini kontrolü altında tutma isteği, ilk eşinden ayrılma sebebi nedeniyle kadına güven duymakta zorlandığı, hatta eşini kolay kontrol edebilmek amacıyla cep telefonu dahi almadığı, ekonomik şiddet uyguladığı, hesap ekstrelerini kontrol ettiği, bu şekilde eşini kontrol altında tutarken kendi şahsına aşırı harcamalar yaptığı, kadının eşine boşanmak istediğini söylemesi üzerine eşler arasındaki ilişkinin zedelendiği,

bundan sonra gelişen olaylarda erkeğin eşine herkesin yanında “geri zekalı” gibi aşağılayıcı sözler söylediği, eşi tarafından azledilmesine rağmen bankada bulunan parayı virman yoluyla kendi hesabına aktardığı, boşanma sürecinde şirket hisselerini devrettiği, eşinin özel sağlık sigortasını habersiz şekilde iptal ettirerek eşini zor duruma soktuğu, ayrıca “ortak evde yatak odasında kadın saçı bulunması suretiyle” bir başka kadınla güven sarsıcı davranışta bulunduğu, buna karşılık kadın da; karşılıklı da olsa eşine hakaret ettiği, meditasyon seanslarında eşine hoş olmayan benzetmelerde bulunduğu,

meditasyon çalışmalarında aldığı notları eşinin görmesine sebebiyet vererek eşini üzdüğü, böylece boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına, şartları oluşmadığından erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına 3.000,00 TL tedbir, 4.000,00 TL yoksulluk nafakası ile 70.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata, kadının Aşiroğlu soyadını kullanmasına izin verilmesine, erkeğin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması,

kadının kira gelirlerinin paylaştırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadının aile konutu şerhi konulması talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı erkek vekilince "kusur, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar, kendi reddedilen tazminat talepleri, soyadı kullanımına izin verilmesi yönünden", kadın vekilince "erkeğin davasının kabulü, kusur, tazminat ve nafakaların miktarı" yönlerinden temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarihli ve 2015/13231 E., 2016/4390 K. sayılı kararı ile; "...yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı erkeğin, eşine ''nankör'' diyerek hakaret ettiği, ortak çocukla birlikte toplam üç kişi yaşanılan evde çalışan yardımcı kadına iki kişilik yemek hazırlamasını söyleyerek eşini evlilik birliğinden dışlayıcı davranışlar sergilediği,

eşinin mutfak harcamalarında kullandığı parayı eşine vermemek, eşinin yaptığı harcamaları sürekli denetlemek, kayden kendisine ait ancak eşinin kullanımında olan aracı eşinin haberi olmaksızın satmak ve eşine ait banka hesaplarından vekillikten azledildikten sonra kendi hesabına para aktarmak suretiyle ekonomik yönden eşinin güvenini sarstığı ve ekonomik gücünü kullanarak eşi üzerinde baskı uyguladığı, buna karşılık davalı-karşı davacı kadının da tuttuğu günlüklerde eşi ile ilgili hakaretamiz ifadeler kullandığı, sevmediği eşinin hayatındaki engel olduğunu günlüğüne yazdığı, eşine “köylü, kaba, korkak” diyerek hakaret ettiği ve aşağıladığı,

bazı günler eve geç gelerek bazı günler ise gelmeyerek evi, eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Her iki eş de diğer tarafın başka kişilerle görüşmek suretiyle güven sarsıcı davranışlar sergilediğini iddia etmiş ise de; toplanan delillerle tarafların güven sarsıcı davranışları kanıtlanamamış olup, kusur belirlemesinde dikkate alınamaz.

Davacı-karşı davalı erkeğin eşine “geri zekâlı” diyerek hakaret ettiği kendisine kusur olarak yüklenmiş ise de, toplanan delillerden bu fiilin 2006 yılında gerçekleştiği, sonrasında evlilik birliğinin uzunca bir süre daha devam ettiği anlaşılmakta olup, kadının bu olayı affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı kabul edilmelidir. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar taraflara kusur olarak yüklenemez.

Gerçekleşen bu olaylara göre tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir." gerekçesiyle kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinin ve kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceğinden kadının yoksulluk nafakası isteminin kabulünün hatalı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına, kadının tüm, erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerin onanmasına karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı

1.İstanbul 11. Aile Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/506 E., 2017/794 K. sayılı kararı ile bozma öncesi kararda yer alan gerekçenin yanında; bozma ilamı itibariyle bile erkeğin kusurunun kadının kusurundan sayıca daha fazla olduğu, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin mümkün olmadığı; kadının sabit gelirinin sadece 1.015,00 TL emekli maaşından ibaret olduğu, kadın adına kayıtlı taşınmazlardaki hisselerinin tümünde erkeğin intifa hakkı bulunduğu, dolayısıyla kadının bu taşınmazlardan gelir elde etme imkanının bulunmadığı, aylık 10.000,00 Doların üzerinde kira gelirinin tamamının erkeğin kullanımında olduğu,

ikamet edilen konuttan boşanma sonucunda yararlanma imkanının ortadan kalkacağı, organizasyon işinin ise yılda 1-2 iş ile sınırlı olduğu, bu iş nedeniyle vergi mükellefiyetinin tespit edilemediği, bu nedenle gelirinin dahi denetlenme imkânının bulunmadığı, buradan gelecek gelirin kadını yoksulluktan kurtarabilecek mahiyette olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

2.Direnme kararının davacı karşı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 25.10.2018 tarih ve 2018/4712 E., 2018/12020 K. sayılı kararı ile; direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2021 tarihli ve 2018/2-1095 E., 2021/1676 K. sayılı kararıyla; erkeğin güven sarsıcı davranışının kanıtlanmadığı, erkek eşe kusur olarak yüklenen herkesin yanında eşine “geri zekâlı” şeklinde hakaretinin, azledilmesine rağmen bankada bulunan parayı virman yoluyla kendi hesabına aktarmasının, eşinin kullandığı aracı tamir ettireceğini söyleyip elinden alarak vekâleten satmasının ve şirket hisselerini devretmesinin tarihleri dikkate alındığında kadının bu olayları affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı,

affedilen veya hoşgörü ile karşılanan bu olayların tarafa kusur olarak yüklenemeyeceği, erkeğin eşine “nankör”, kadının ise “köylü, kaba, korkak” diyerek eşlerin karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, bunun dışında erkeğin ortak çocukla birlikte sergilediği davranışlarıyla eşini evlilik birliğinden dışladığı, eşine ekonomik ve psikolojik baskı uyguladığı, buna karşılık kadının da tuttuğu günlükte eşi hakkında aşağılayıcı nitelikte ifadeler kullandığı, eşini sevmediğini ve hayatına engel olduğu yönündeki düşüncelerini günlüğüne aktardığı, bazı günler eve geç gelerek bazı günler ise gelmeyerek evi, eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği,

gerçekleşen bu kusurlu davranışlar karşılaştırıldığında tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerektiği, kadının emekli olduğu ve düzenli maaşının bulunduğu, oğlu ile kendi adına ½ paylı İstanbul/Zekeriyaköy’de kayıtlı tripleks evinin olduğu ve bu evde yalnız yaşadığı, yine tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin 06.08.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre eşi ile kendi adına ½ paylı iki adet işyerinin bulunduğu,

tanık beyanlarında açıkça yer aldığı üzere TRT ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi kurumlara konser organizasyonları gerçekleştirdiği ve bu işten gelir elde ettiği dolayısıyla kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle kusur ve tazminatlara ilişkin direnme kararının oy çokluğu, yoksulluk nafakası yönünden verilen direnme kararının oy birliği ile Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

4. Davalı-karşı davacı kadının karar düzeltme talebi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.06.2022 tarihli ve 2022/2-617 E., 2022/967 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Bozmaya uyan Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı karşı davacı kadının tazminat taleplerinin reddine, boşanma ile yoksulluğa düşmeyecek kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin düzenli geliri bulunmadığını, müvekkiline bütün boşanma sebeplerinin yaşatıldığını, gerek Özel Daire, gerekse Hukuk Genel Kurulu'nun tarafsızlığına gölge düştüğünü, tanıkları bizzat dinleyen, gözlemleyen hakimin emeği ve yargısının hiçe sayıldığını belirterek kararın kusur tespiti, tazminat ve nafakaların reddi yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Kanunun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci ve 176 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı-karşı davacı kadın vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/622, K. 2024/693, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. Dava Tarihi : 09.09.2011-09.12.2011
  6. I. Dava
  7. II. Cevap
  8. III. Mahkeme Kararı
  9. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Birinci Bozma Kararı
  11. B. İkinci Bozma Kararı
  12. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
  13. VI. Temyiz
  14. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  15. B. Temyiz Sebepleri
  16. C. Gerekçe
  17. VI. Karar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/622
Karar No
2024/693
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/622 K.2024/1173
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/622 K.2024/1783
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/622 K.2024/2250
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/623 K.2024/2251
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/624 K.2024/2252
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/624 K.2024/1434

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.