KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6299 E., 2025/8840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2441 E., 2024/703 K.
- Dava türü
- Katılma Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1070 E., 2021/597 K.
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili ve davalı-davacı kadın vekili tarafından sadece asıl davada tasfiye konusu 1 05... parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Davalı-davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalı-davacı kadının asıl davada aleyhine tespit edilen, hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 53.246,83 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı-davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.
Davacı-davalı erkek vekilinin kişisel mal savunmasına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; somut olayda, Mahkemece, asıl davada tasfiye konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın edinme bedelinin bir kısmının davalı-davacı kadının annesinin verdiği para ile bakiye kısmın ise edinilmiş maldan karşılandığı kabul edilerek davalı-davacı kadın lehine kişisel mal denkleştirmesi yapılarak artık değere katılma alacağının kabulüne karar verilmiş ise de, kişisel mal denkleştirmesi yönünden yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Şöyle ki, davalı-davacı kadının annesi tarafından verildiği iddia edilen paranın davalı-davacı kadının banka hesabında çekildiği, hesaba yatırılan paranın davalı-davacı kadının annesi tarafından verildiğine yönelik soyut tanık beyanı dışında başkaca delil bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre de davalı-davacı kadının hesaptaki paranın annesi tarafından verildiğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece, taşınmazın edinilmesinde davalı-davacı kadının kişisel mal savunmasını ispatlayamadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
A. Davalı-Davacı Kadın Yönünden
Davalı-davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı-Davalı Erkek Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davada tasfiye konusu 1 05... parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA, 3. Davacı-davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6299, K. 2025/8840, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama