KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/6376 E., 2025/3053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/560 E., 2024/740 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/438 E., 2023/233 K.
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından maddî ve manevî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları, erkeğin davasının reddi nedeniyle verilmeyen vekâlet ücreti yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, ret ve kabul edilen maddî ve manevî tazminat, yoksulluk ve tedbir nafakası, reddedilen tazminatlar yönünden verilmeyen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı erkek vekilinin tüm, davacı- davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı -davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
3. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı -davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4. 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi gereğince yargılama gideri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır. Aynı Kanun'un 323/1-ğ maddesi gereğince ise vekâlet ücreti de yargılama giderlerindendir. Somut uyuşmazlıkta erkeğin davasının reddine karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davacı -davalı kadın yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6376, K. 2025/3053, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama