İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6879 K.2024/7393

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının…

Esas2024/6879Karar2024/7393Tarih15 Ekim 2024Okuma7 dk · 1.400 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/6879 E., 2024/7393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Aile Mahkemesi
Sayısı
2023/409 E., 2024/268 K.
Karar
Davaların kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.400 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve zina hukuki nedenine dayalı olarak boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2016 yılında evlendiğini, bu evliliklerinden ortak çocuklarının olduğunu, erkeğin, kadına fiziksel şiddet uyguladığını, kadının ve ortak çocuğun hastalığı ile ilgilenmediğini, birlik görevini ihmal ettiğini, sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiğini, iddia ederek davanın kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir nafakası, 1.000,00 TL iştirak nafakası, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir nafakası, 1.000,00 TL yoksulluk nafakası, yasal faizi ile birlikte erkekten tahsil edilmek üzere 50.000,00 TL maddî tazminat, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı-davalı kadın vekilinin birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; erkek eş tarafından davayı uzatmak amacıyla davanın açıldığını, derdestlik itirazının bulunduğunu, birleşen dava dilekçesindeki iddiaların asılsız ve gerçek dışı olduğunu beyan ederek birleşen davanın reddine karar verilmesini, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, müvekkili yararına 50.000,00 TL maddî tazminata ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı erkeğe, dava dilekçesi 10.12.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı erkek vekili tarafından cevap dilekçesi yasal süresi geçtikten sonra verildi.

2. Davalı-davacı erkek vekilinin birleşen dava dilekçesinde özetle; kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek zina nedenine dayalı olarak boşanmalarına karar verilmesini, müvekkili yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin13.01.2021 tarihli ve 2019/527 Esas, 2021/19 Karar Karar sayılı kararıyla; erkeğin, birlik görevini ihmâl ettiği, ortak çocuk hastalandığından hastaneye götürmediği, fiziksel şiddet uyguladığı, her ne kadar davacı kadın vekili tarafından dava dilekçesinde, erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiği vakıasına dayanılmışsa da kadın vekili tarafından sunulan mesajların erkek tarafından yazıldığının ispata yeterli olmadığı gibi öyle olsa dahi hukuka uygun şekilde elde edilmediği için hükme esas alınamayacağı, bu durumun tüm dosya kapsamı ile ispatlandığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu,

kadına yüklenecek kusurlu bir davranışın ispatlanamadığı, gerekçesiyle, davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereği boşanmalarına, ortak çocuğun yaşı, anne ilgisine muhtaç olduğu dikkate alınarak velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına,

ortak çocuğun yaşı, ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak ortak çocuk yararına aylık 200,00 TL tedbir nafakası, aylık 250,00 TL iştirak nafakası, kadın, dava açmakla ayrı yaşamaya hak kazandığından ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak kadın yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakası, kadının boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam ya da ağır kusurlu olmadığı ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından kadın yararına aylık 400,00 TL yoksulluk nafakası, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu,

kusurlu davranışının kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinden olduğu dikkate alınarak kadın yararına yasal faizi ile birlikte erkekten tahsil edilmek üzere 10.000,00 TL maddî tazminat, 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli 2021/1107 Esas, 2022/1989 Karar sayılı kararıyla, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 16.03.2023 tarihli kararı ile; tarafların boşanma davasına ilişkin yargılama devam ederken, davalı erkek tarafından Burdur Aile Mahkemesinin 2021/395 Esas sayılı dosyası ile zina hukuki sebebine dayalı olarak boşanma davası açılmış ve davasının eldeki dava ile birleştirilmesi talep edildiği,

aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, birleştirme kararının, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilip ve bu kararın, diğer mahkemeyi bağlayacağı, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması,

ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantının var sayılacağı, evlilik birliği sona erinceye kadar, herhangi bir sebeple açılmış boşanma davalarında taraflara yüklenmiş tüm kusurların, birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle davalar arasında bağlantı bulunduğuna göre eldeki boşanma davası ile erkek tarafından açılmış olan davanın birleştirilerek delillerin hep birlikte değerlendirilip davaların esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararına uyulmasına karar verilerek erkeğin, birlik görevini ihmâl ettiği, ortak çocuk hastalandığından hastaneye götürmediği, fiziksel şiddet uyguladığı, her ne kadar davacı kadın vekili tarafından dava dilekçesinde erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlâl ettiği vakıasına dayanılmışsa da kadın vekili tarafından sunulan mesajların erkek tarafından yazıldığının ispata yeterli olmadığı, öyle olsa dahi hukuka uygun şekilde elde edilmediği için hükme esas alınamayacağı, kadının ise, imam nikahlı olarak ...

S. isimli erkek şahıs ile birlikte yaşadığı ve Mehmet isimli çocuğun bu birliktelikten dünyaya geldiği, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde, kadının zina eylemi nedeniyle ağır kusurlu olduğu, erkek eşin ise az kusurlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi ve 161 inci maddesi gereği boşanmalarına, ortak çocuğun yaşı, anne ilgisine muhtaç olduğu dikkate alınarak velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına,

ortak çocuğun yaşı, ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak ortak çocuk yararına aylık 200,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle 800,00 TL arttırılarak, aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam ya da ağır kusurlu olmadığı anlaşıldığından erkek yararına karar kesinleşmesinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte 35.000,00 TL maddî, 35.000,00 TL manevî tazminata,

boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu kadın lehine maddî ve manevî tazminat ve nafaka talep etme şartlarının oluşmadığından kadının nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir hukuki bilgisi bulunmadığını, boşanma kararı sonrasında kendisi artık evliliğin sona erdiği düşünerek kendi hayatını devam ettirmek istediğini, boşanma kararının, kesinleşme sonrasında geçerlilik kazanacağını, dosyanın kanun yolu aşamasında tarafların birbirlerine yönelik çeşitli yükümlülüklerinin devam edeceğini bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilimizin bilinçli bir şekilde hareket etmediğini belirterek; kusur belirlemesi, iştirak nafakasının miktarı ve çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin süresi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bozmaya uyulmasına karar veren İlk Derece Mahkemesi kararının bozmanın amacına uygun olup olmadığı, kusur belirlemesinin doğru yapılıp yapılmadığı, ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarının ve baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişki süresinin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ve 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 182 inci maddesi, 323 üncü, 324 üncü ve 330 uncu maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı -davalı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/6879, K. 2024/7393, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6879
Karar No
2024/7393
Tarih
15 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6890 K.2024/9667
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6891 K.2024/9112
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6892 K.2024/9118
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6894 K.2024/9113
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6896 K.2024/10219
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6898 K.2024/9852

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.