KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7014 E., 2024/10168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/435 E., 2023/1967 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/377 E., 2020/840 K.
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemelerince davacı-karşı davalı erkeğe güven sarsıcı davranışlarda bulunma, birlik görevlerini yerine getirmeme kusurları yüklenerek, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelden sarsıldığı kabul edilmiş ise de; davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen güven sarsıcı davranış kusurlarına esas tanık anlatımları, tanıkların 3. kişilerden duyduklarından aktarımı niteliğinde olup, hükme esas alınma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen birlik görevlerini ihmal kusuru ise kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse davalı-karşı davacı kadının manevî tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3. Karşılıklı açılan boşanma davalarında Mahkemece yapılacak iş tarafların her iki davada ileri sürmüş olduğu iddia ve savunmaları ile boşanmanın fer'î niteliğindeki tazminat taleplerinin bir kül halinde değerlendirilmesi neticesinde az veya tamamen kusursuz eş yararına, koşulları oluşmuş ise tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alınarak tek bir maddî tazminat belirlenmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde kadın yararına asıl ve birleşen davada ayrı ayrı maddî tazminata hükmedilmesi isabetli bulunmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7014, K. 2024/10168, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama