KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7106 E., 2025/3668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/784 E., 2024/299 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/463 E., 2022/17 K.
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından tazminat, tedbir nafakası ve kendi davasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde kadının gelir getirici bir işte çalışıyor olması nedeniyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosyanın tetkikinden kadının asgari ücret seviyesinde gelir elde ettiği anlaşılmaktadır.
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kadının yaşı, belirli bir mesleğinin bulunmaması, evlilikte geçen süre ve sonradan girdiği işin devamlılığı yönünde bir garantisinin bulunmaması ile asgari ücretin kendisini yoksulluktan kurtarmayacağı göz önüne alındığında kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ile talebin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7106, K. 2025/3668, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama