KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7151 E., 2025/4085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1002 E., 2024/609 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bitlis Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/311 E., 2023/398 K.
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, yoksulluk nafakası, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri ve velâyet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Somut olayda. Bölge Adliye Mahkemesince karşı davanın 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kabulüne karar verilmiş ise de, boşanma hükmünde tarafların açık kimlik bilgilerine yer verilmediği,
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27 nci maddesinde, boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda, tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri, evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgileri ile karara ait usûl mevzuatının öngördüğü diğer esas ve usule ait hükümlerin bulunmasının zorunlu olduğunun düzenlendiği,
yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde hükümde, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini bilgilerinin bulunması gerektiğinin düzenlendiği anlaşılmakla, Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden "Erkeğin karşı davasının TMK 166/1-2 uyarınca kabulüne" şeklinde ve infazda tereddüt oluşturabilecek bir hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7151, K. 2025/4085, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama