KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7185 E., 2025/3257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1423 E., 2024/1705 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ilgın Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/734 E., 2023/614 K.
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafaka, maddî-manevî tazminat ve miktarları yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları, toptan nafakaya hükmedilmesi ve nafakanın miktarı ile hükmedilen tedbir nafakalarının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebi ile görülen davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kusur gerekçesi düzeltilerek maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasına yönelik hüküm fıkralarının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesine ve toptan yoksulluk nafakası miktarının artırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı erkek ile davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kadın tarafından açık bir şekilde davacının davayı ispat edemediği ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiş olup boşanma hükmü kesinleşmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin boşanma hükmünün istinaf edilmeksizin kesinleştiğine yönelik tespiti hatalı olmuştur.
Nüfus kaydına göre ise davalı kadının boşanma kararı verilmesinden sonra, hüküm henüz kesinleşmeden 31.08.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu halde yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki evlilik boşanma ile değil ölümle sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ölen eşin mirasçılarının kusur tespiti yönünden davaya devam etme hakkı bulunmaktadır. Açıklanan husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7185, K. 2025/3257, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama