KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7243 E., 2025/3783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1081 E., 2024/892 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 30. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/794 E., 2023/300 K.
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden, davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin tüm, davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkek tam kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının da birlik görevlerini yerine getirmediği, bu nedenle bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları da dikkate alındığında evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7243, K. 2025/3783, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama