KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/7244 E., 2025/5139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/808 Esas, 2024/1235 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/270 Esas, 2022/363 Karar
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacılar vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... köyü, 158 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2004 yılında ... tarafından davacılara satıldığını, ...'nun taşınmazı satın aldığı ... tarafından açılan davanın sonucunda davacıların tapusunun iptal edildiğini ileri sürerek4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tamamen iyiniyetli olduğunu, Yerel Mahkemece bir kiracılık ilişkisine dayanarak müvekkillerinin kötüniyetli ilan edildiğini, delilleri toplamadan, hukuki dinlenilme hakları ihlal edilerek davalarının reddedildiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı iktisap ederken gerekli özeni göstererek tapu sicilini incelediğini ve orada herhangi bir şerh, rehin vb. kayıt bulunmadığına inanarak taşınmazı satın aldıklarını, tapunun iptali sonrası doğan zararlarının olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu taşınmazla ilgili keşif yapması ve değer tespitini tamamlaması,
tüm delilleri toplaması gerekirken bunu yapmayarak dava değerini belirtmelerini karara bağladığını, müvekkili tarafından dava değeri ince ve titiz araştırmalar sonucu tespit edildiğini ve mahkemeye bildirilerek bakiye harçlar çok yüklü bir şekilde ikmal edildiğini, usulsüz bir şekilde harç ikmali yaptıran İlk Derece Mahkemesinin müvekkilini ikinci kez zarara uğratacak şekilde harç ikmali yapan müvekkilinin davasını da reddederek her iki müvekkili aleyhine kanuna ve usule aykırı olarak vekâlet ücreti ödemeye mahkum ettiğini, bu durumun kabul edilemez olduğunu, savunmayı dikkate almadan ve delilleri toplamadan,
harç tamamlatılıp davanın reddine karar verilmesinin hukuki temelden yoksun bir karar olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerçek tapu malikince açılan tapu iptal davası sonucu İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/271 Esas sayılı dosyasında davacıların iyi niyeti olmadığı, sahtecilik suretiyle satışı gerçekleştiren Rahim Tüfekçioğlunun kiracısı oldukları ve ailece görüştükleri gerekçesiyle dava kabul ederek tapunun iptal edilmiş olmasına göre davacıların taşınmazı iktisap ederken iyiniyetli olmadıklarının mahkeme kararı ile sabit olduğu, kimsenin kendi kusuruna dayanarak tazminat talebinde bulunamayacağı ve davacıların iyiniyetli olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4. Davacıların davasının tamamen reddedildiği gözetildiğinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği davacılar aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcı ile fazla alınan 2.107,80 TL temyize başvura harcının istenildiğinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7244, K. 2025/5139, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama