KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2024/7248 E., 2025/6826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3100 E - 2024/973 K.
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/423 E- 2022/152 K
Karar Metni
1.208 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte Davacı vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... Petrol Nakliyat Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Tarafları vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 29.04.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ve ... Petrol şirketinden kredi borcu sebebi ile alacaklı olduğunu davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı borçluların acz halinde olduğunu, adlarına kayıtlı gayrımenkullerin aynı gün diğer davalılara devredildiğini, dosyanın bu davalılar yönünden tefrik edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; davacının muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, müvekkili ...'nın 19 seneyi aşkın süredir yurt dışında çalıştığını, bu süre içerisinde mali yönden yatırım yapabilecek ciddi bir birikiminin olduğunu, yurt dışındaki çalışmalarından edinmiş olduğu birikimini Türkiye'de ve ailesinin de yaşadığı bölgede değerlendirmek istediğini, iddia edildiği gibi düşük bedelden değil aksine taşınmazları gerçek piyasa değerinin üzerinde satın aldığını, müvekkili ve diğer davalı arasında hiçbir akrabalık bağı ve ticari ilişkisi bulunmadığını, davacının iş bu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını,
davacı bankanın diğer davalı ... ve ... Petrol'ün adına kayıtlı pek çok taşınmaz bulunmakta olmasına ve halen aciz durumunda olmamasına rağmen, sırf müvekkili ...'yı mağdur etmek için haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, müvekkilinin diğer davalıya 370.000,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle eksik harcın davacı tarafından tamamlatılması gerektiğini,
müvekkilinin davacıyı ızrar kastı ile tasarrufta bulunmadığının açık olup müvekkiline ait taşınmazların üzerine konulan ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasını talep ettiğini belirterek davacının diğer davalıya ait taşınmazlar bulunmaktayken aciz durumu söz konusu olmadığından davacı tarafından alınmış bir aciz vesikası da bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın gerçek iradeye dayalı olarak satın alınmış olduğundan davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; müvekkili ... ...'nın yıllardan beri İskenderun'da tanınmış bir iş adamı olduğunu, müvekkilinin ticaret yapmakta iken Ankara ve Gaziantep şehir hastanelerinin inşaat işini aldığını, bu işleri yapar iken ülkemizin girdiği ekonomik darboğaz, ödeme dengelerinin alt üt olması ve döviz kurlarında beklenmeyen ani yükselişler ve en önemlisi inşaat sahiplerinin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemelerinden dolayı ekonomik darboğaza girdiğini, müvekkilinin elindeki bütün nakidi bu inşaatlara yatırdığını, ancak ödemelerini alamaması nedeniyle sıkıştığını,
şimdiye kadar hiçbir kişi ve kuruma borç yapmamış olan müvekkilinin elindeki taşınmazları satarak işçilere malzeme almakta olduğu şirketlere ve bankalara ödemelerini yapmaya çalıştığını, müvekkilinin bu ödemeleri yapmak için elindeki tüm taşınmazlarını birer birer satmaya başladığını, dava konusu edilen taşınmazların 370.000,00 TL bedelle satılmış olup bedellerin nakit olarak banka havalesi şeklinde yapıldığını, ... ile ... arasında herhangi bir akrabalık veya iş ilişkisinin bulunmadığını, ...'nın maddi gücünün iyi olduğunu ve söz konusu taşınmazı satın alabilecek güçte olduğunu,
dava konusu edilen taşınmazın piyasa değerinin üzerinden satıldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.03.2022 gün, 2018/423 E - 2022/152 K sayılı ilamı ile "davalı ... ... Petrol Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti tarafından dava konusu taşınmazların davalı ...'ya gerçek değerine yakın bir bedelle devrinin gerçekleştirildiği, devir bedelinin davalı ... tarafından Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası ve Ziraat Bankası aracılığıyla davalı şirkete ödendiği ve bunun banka kayıtları ile belgelendirildiği, bunun yanında dava konusu taşınmazların halen davalı ... tarafından kullanıldığı, öte yandan davalı ...'nın ekonomik durumunun dava konusu taşınmazları satın almaya elverişli bulunduğu, taraflar arasında herhangi bir akrabalığın veya iş ilişkisinin bulunmadığı,
dava konusu icra dosyası ve tarafların bir kısmı aynı olan Mahkememiz 2018/425 Esas, 2019/464 Karar sayılı dosyada davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın istinaf talebinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 2020/1241 esas 2021/562 karar ile esastan reddine karar verildiği, bu bakımdan taşınmazın alacaklılardan mal kaçırma kastı ile devrinin yapıldığının ispat edilemediği, icra dosyası, tapu kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2024 gün, 2023/3100 E - 2024/973 K sayılı kararı ile "dosya kapsamından her ne kadar davalılarca taşınmaz satışının gerçek olduğu beyan edilmiş ise de; banka dekontundaki bedel dışında bedel ödendiğine dair delil sunulmadığı, bilirkişi raporuna göre tapudaki toplam devir bedelleri 450.000,00 TL olup toplam rayiç bedelinin 1.060.271,40 TL olduğu ve devir bedelleri ile gerçek bedelleri arasında fahiş fark olduğu,
davalı 3. Kişi ile davalı borçlunun tanıdık oldukları, davalı 3. kişinin ilk taşınmaz satışı olan 15.12.2015 tarihinde tanıştıkları, diğer taşınmaz satışlarının 15.03.2018 ve 23.05.2018 tarihinde kısa aralıklarla yapıldığı, aynı kişinin borçlulardan kısa aralıklarla üç seferde toplam 7 taşınmaz satın alması karşısında,
borçlunun ekonomik durumunun davalı 3. kişi tarafından bilindiğinin varsayılması gerektiği hep birlikte değerlendirildiğinde tasarrufların alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapıldığından bahisle iptali gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne" karar verilmiştir.
Karar davalı ..., ... Sayı Petrol Nakliyat Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ..., ... Petrol Nakliyat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde; mal kaçırma kasdının bulunmadığını, dava konusu gayrımenkul satımından gelen paralar ile bir kısım borçların ödendiği, davalı 3. Kişi ...'nın çok uzaktan akrabalığı bulunduğu, kanunun aradığı akrabalıklardan olmadığını, davalı ...'ın yurdışında yaşadığını ve müvekkillerin durumunu bilmediğini,mali gücünün de yerinde olduğunu, bilirkişi raporunda gayrımenkul değerlerinin yüksek belirlendiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın gerekçesiz olduğunu, aciz belgesi ibraz edilmediğini, tapu harcı sebebi ile tapuda bedellerin düşük gösterildiğini, yurt dışında yaşadığını, satın alma gücünün bulunduğunu, söz konusu gayrımenkullerin davalı borçlu tarafından cebri icra kanalı ile ihaleden satın alındığını, değeri belirlenirken bu hususa da dikkat edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere borçlu ... ile davalı ... arasında akrabalık ilişkisi nedeniyle, İİK madde 280/1 gereğince davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olmasına,
dava konusu gayrımenkullerin tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile bilirkişi raporu ile belirlenen değerleri arasında misli aşan farkın bulunmasına ve davalılar arasındaki tasarrufların İİk madde 278/2 gereğince de iptale tabi bulunmasına göre davalı ..., ... Petrol Nakliyat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7248, K. 2025/6826, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama