KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7252 E., 2025/3730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1345 E., 2024/1014 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 4. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/230 E., 2023/586 K.
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kadının davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise erkeğin davası, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkeğe yüklenen sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına dair fiilin güven sarsıcı boyutta kaldığının ve erkeğe yüklenen fiziksel şiddet vakıasından sonra ise tarafların bir süre daha birlikte yaşamaya devam ettiklerinin, bu nedenle bu vakıanın kadın tarafından affedildiğinin yahut en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulünün gerektiğinin,
dolayısıyla erkeğe fiziksel şiddet uyguladığı vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ne var ki İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre yine de erkek eşin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7252, K. 2025/3730, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama