KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7245 E., 2025/2925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1225 E., 2024/981 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 25. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/284 E., 2023/431 K.
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından her iki boşanma davasının tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Oysa, davacı davalı kadına İlk Derece Mahkemesince yüklenen birlik görevlerini yerine getirmediği kusurlu davranışına, davalı davacı erkek tarafından usule uygun şekilde dilekçeler aşamasında dayanılmadığı, kaldı ki bu vakıaya ilişkin dinlenen davalı davacı erkek tanıklarının sözlerinin bir kısmı evlilik birliğinin temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, salt davalı davacı erkeği haklı çıkarmaya matuf beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu,
davacı davalı kadına yüklenen diğer kusurlu davranış olan müşterek konutu terk etme vakıası yönünden ise davalı davacı erkek tarafından terk hukuki sebebine dayalı açılmış bir davanın bulunmadığı, buna göre bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı davacı erkeğin boşanma davasının da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7245, K. 2025/2925, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama