KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7578 E., 2025/4383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1209 E., 2024/1213 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 8. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/902 E., 2024/280 K.
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından, kusur belirlemesi, ret ve kabul edilen tazminatlar yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminat miktarları yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadına kusur olarak yüklenen habersiz tatile gittiği, maddi olarak aile bütçesini zorlayacak taleplerinin olduğu, erkeğin kişisel eşyalarını toplayıp evin dışına koyduğu vakıalarına ilişkin tanık sözlerinin sebep ve saiki açıklanamayan soyut duyum ve yoruma dayalı beyanlar olduğunun, bu nedenle bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin;
erkeğe yüklenen sadakatsizlik vakıasının ise, güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının, belirlenen ve gerçekleşen kusurlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı- davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7578, K. 2025/4383, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama