KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7737 E., 2025/4727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/831 E., 2024/815 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 21. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/921 E., 2021/1908 K.
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından ziynet alacağının reddedilen kısmı ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden, davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl boşanma davasının kabulü, birleşen boşanma davasının reddi, asıl davada kabul edilen manevî tazminat ve miktarı, reddedilen kendi manevi tazminat talebi ve ziynet alacağının kabul edilen kısmına yönelik temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve erkek vekilinin temyize konu ettiği ziynet alacağı miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; erkek vekilinin kabul edilen ziynet alacağı miktarı yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekilinin diğer hususlara yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7737, K. 2025/4727, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama