KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7756 E., 2025/5210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1865 E., 2024/1016 K.
- Dava türü
- Boşanma - Kişisel Eşyanın İadesi
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/539 E., 2023/468 K.
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından hükmedilen maddi ve manevi tazminatın miktarı ile reddedilen yoksulluk nafakası ve çeyiz alacağı talebinin reddi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez.
02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ile de 6100 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (6100 sayılı Kanun md. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibarıyla bu miktar “378.290,00 TL” olarak belirlenmiştir.
Somut olayda davacı-davalı kadının çeyiz eşya alacağı davasının reddine karar verilmiş olup reddedilen değerin temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmış olup davacı-davalı kadın vekilinin çeyiz eşya alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı- davacı erkek vekilinin tüm, davacı- davalı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre erkeğin tüm, kadının aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7756, K. 2025/5210, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama