KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/7978 E., 2025/9382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1737 E., 2024/811 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 14. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1852 E., 2023/820 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak kadının davasının kabulü, karşı davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci, 162 nci ve 163 üncü maddelerine dayalı taleplerinin reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat.............ve karşı taraf davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ............... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince ilk kararında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek kadın tarafından açılan asıl davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanunu'nun 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, erkeğin zina hukuki sebebine dayalı davasının reddine, erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 162 nci, 163 üncü ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı taleplerinin reddine, kadın yararına 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminat, 500,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş hüküm,
davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve karar gerekçesinde belirtilen eksikler ve hatalar giderilmek üzere dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesince ikinci kararında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın da kabulü ile 4721 sayılı Kanunu'nun 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 161 inci, 162 nci,
163 üncü maddesinde dayalı taleplerinin reddine, kadın yararına 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata ve kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kadın yararına hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle kadın vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile kadın yararına 300.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata, erkek vekilinin tüm,
kadın vekilinin ise sair istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı kadın vekili tarafından yararına hükmedilen tazminatların miktarları yönünden istinaf yoluna başvurulmadığı, kadın yararına hükmedilen tazminat miktarları yönünden erkek yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında Bölge Adliye Mahkemesince kadın vekili tarafından yararına hükmedilen tazminat miktarları yönünden istinaf yoluna başvurulmamasına rağmen yanılgılı değerlendirme ile erkek yararına oluşmuş usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde kadın yararına 300.000,00 TL maddî tazminat ve 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7978, K. 2025/9382, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama