KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8010 E., 2025/7748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/817 E., 2024/676 K.
- Dava türü
- İpoteğin Kaldrılması-Aile Konut Şerhi Konulması
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/563 E., 2021/681 K.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından aile konutu şerhi konulması talebinin reddi, ipoteğin kaldırılması talebinin reddedilen kısmı ve vekâlet ücreti yönünden duruşma istemli olarak; davalı ... vekili tarafından ise ipoteğin kaldırılması talebinin kabul edilen kısmı yönünden temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda; aile konutu şerhi davası yönünden niteliği itibarıyla duruşmalı yapılacak işler arasında sayılmadığından, ipoteğin kaldırılması davasının ise miktarının temyiz duruşma sınırının altında kaldığından duruşma talebinin reddine karar verilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1. Tarafların ipoteğin kaldırılması davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre dava konusu ipotek bedeli 250.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2.Davacı vekilinin aile konutu şerhi konulması davasına yönelik itirazları içeren ve gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8010, K. 2025/7748, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama