KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8156 E., 2025/5007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/733 E., 2024/690 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 9. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/35 E., 2021/784 K.
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, ret ve kabul edilen tazminatlar ile nafaka yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8156, K. 2025/5007, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama