İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/816 K.2024/8250

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Esas2024/816Karar2024/8250Tarih4 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.360 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2024/816 E., 2024/8250 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1701 E., 2023/2654 K.
Karar
İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurma
İlk derece mahkemesi
Karaman 1. Aile Mahkemesi
Sayısı
2020/35 E., 2021/515 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.360 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Kararın davalı-davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 22.05.2012 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden ... isminde çocuklarının olduğunu, evliliklerinin başından beri mutsuz süregelmesine rağmen müvekkilinin bir eş olarak üzerine düşeni yerine getirmeye gayret ettiğini, fabrikada çalışarak eve para getirdiğini, buna rağmen davalı tarafın ekonomik ve psikolojik şiddetle karşılık verdiğini, davalının devamlı bir işte çalışıp ailesini geçindirmediğini, davacının ise fabrikada çalışarak ortak haneye gelir getirdiğini, davalının ailesinin borcu yüzünden davacıdan kredi çekmesini istediğini, çekmeyince “Babanın evine git,

çocukla da görüşemezsin” diyerek tehdit ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin bankadan kredi çektiğini fakat davalının kredi borcunu ödemediğini, müvekkilinin fabrikadan aldığı maaşı elinden aldığını, müvekkiline para vermediğini, davalı bir işte çalışmadığından evin giderleriyle ilgilenmediğini, davacıya ev ihtiyaçları için para vermediğini, davalının ailesi için bağımsız bir ortak hane temin etmediğini, aynı avlu içindeki köy evinde davalının anne babası ve dul erkek kardeşiyle birlikte oturduklarını, davalının ailesinin, özellikle kayınbiraderinin davacının üzerinde tahakküm kurduğunu, baskı uyguladığını,

kayınbiraderinin davacıya “Sen adam evladı mısın” dediğini, yaptığı yemeğe gelen gidene karıştığını, davacı ailesiyle görüşmek istediğinde “Git de bir göreyim” dediğini, davacı işten dönüp evinde dinlenmek istediğinde gelip odaya oturduğunu, zaman zaman elini kaldırarak dövmekle tehdit ettiğini, davalının kardeşinin sözlerine ve davranışlarına müdahale etmediğini, eşini savunmadığını, uzun süredir devam eden bu durumun müvekkili için katlanılmaz hale geldiğini, tarafların fiilen ayrı yaşamaya başladıklarını, müvekkilinin tüm iyi niyetine rağmen oldukça incitici ve küçük düşürücü muameleye maruz kaldığını,

evlilik birliğinin davalının kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsıldığını belirterek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuk ...'un velâyetinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 500,00 TL iştirak nafakasına, davacı lehine aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davalının ailesine, eşine, işine bağlı ve köy hayatının geleneklerine, imkanlarıyla mütenasip şekilde ailesini geçindiren bir kişi olduğunu, evlilik birliği içerisinde ortak konutun her türlü ihtiyaçlarını karşıladığını, davacı eşine karşı en küçük bir hakaret, şiddet göstermediğini, eşine el kaldırmadığını, çocuğunu, eşini, eşinin yakınlarını hep sevdiğini, saygı duyduğunu, ailesine müstakil bir konut hazırladığını, ancak davacının aile sadakatine aykırı şekilde Ali İhsan B. isminde bir kişi ile kaçtığını, cinsel ilişki yaşamaya başladığını,

bu çirkin eylemini 03.07.2019 tarihinden beri devam ettirdiğini, dava dilekçesinde gösterdiği adreste bu erkekle 8 ay gibi bir zamandır zina etmeye devam ettiğini, sevgilisinden hamile olduğunu, davacının toplamda 4 ay 20 gün çalıştığını, müvekkilinin eşinin kullandığı kendi adına kayıtlı telefona baktığında ... abla lakabıyla kaydettiği numaradan gelen “Aşkım nasılsın” yazılı mesaj gördüğünü, davacının işten çıktığını söylemediğini, eve dönmediğini, o gün davacının zina ettiği ve aynı evde yaşadığı erkekle kaçtıklarını, müvekkilinin davacı hakkında kayıp başvurusunda bulunduğunu,

Jandarmadan da eşinin biriyle kaçtığı ve onunla birlikte yaşadığı haberi verildiğini, polis davacıyı bulduğunda davacının “Ben bu adamla kaçtım, birlikte yaşıyorum” dediğini, davacının kaçtığı günden sonra eve bir daha dönmediğini, ne eşini ne de çocuğunu arayıp sormadığını, davacı kadının kaçmadan önce davalıya sürekli ters davranmaya başladığını, davalı işe gitme dediğinde davacı kadının “Sanane yakanın kanaresi” dediğini, davalının anne-baba ailesi ile aynı bahçede, kapısı ayrı, herşeyi ayrı bağımsız bir ev oluşturduğunu belirterek,

zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenleriyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davalı davacı babaya verilmesine, ortak çocuk lehine aylık 500,00 TL tedbir-iştirak nafakasına, davalı davacı lehine 75.000,00 TL maddî, 75.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

20.06.2013 doğumlu ... isminde ortak çocuklarının olduğu, yargılama sırasında 07.06.2020 doğumlu ...’in dünyaya geldiği, davacı karşı davalı kadının 2019 yılı Temmuz ayında başka bir erkekle kaçarak ortak konutu terk ettiği, tekrardan ortak konuta dönmediği ve kaçtığı kişiyle birlikte yaşamaya başladığı, evlilik birlikteliği devam ederken birlikte kaçtığı kişiden hamile kalarak 07.06.2020 doğumlu ... ismindeki çocuğu dünyaya getirdiği, bu süreçte ortak çocuk ...'u arayıp sormadığı, davalı karşı davacının ise evlilik birlikteliği içerisinde kendi erkek kardeşinin davacı karşı davalıya yönelik eylemlerine sessiz kaldığı,

erkek kardeşinin davacı karşı davalıya şiddet uygulamaya kalkışmasına ve kendisine kızmasına rağmen bu durumlara davalı karşı davacı erkeğin sessiz kalarak herhangi bir tepki vermediği, davalı karşı davacının düzenli ve sürekli bir işte çalışmadığı, ancak çiftçilik yaptığı, yevmiye usulü bulduğu işlere gittiği, tarafların geçimlerine tarafların ailelerinin destek olduğu, yardımda bulundukları anlaşılmış ve tarafların oluşan geçimsizlikte eşit kusurlu olduğu,

birinin kusurunu diğerinden üstün tutmanın mümkün bulunmadığı anlaşıldığından asıl davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocuk ...’in velâyetinin babaya verilmesine, ortak çocuk ...’in velâyetinin anneye verilmesine,

ortak çocuk ... ile anne arasında kişisel ilişki tesisine, dava tarihi olan 23.01.2020 tarihinden karar kesinleşinceye kadar olmak üzere ortak çocuk ... için aylık 350,00 TL tedbir nafakasına, nafakanın kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 350,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, talep edilmediğinden ortak çocuk ... lehine tedbir ve iştirak nafakası takdirine yer olmadığına, talep edilmediğinden ortak çocuk ... ile davalı davacı arasında kişisel ilişki tesisine yer olmadığına, davacı davalı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, davacı davalı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine,

davalı davacı erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı davacı erkek vekili yasal süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesi ile; kusur belirlemesini, asıl davanın kabulünü, kadın lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini, erkeğin maddî-manevî tazminat taleplerinin reddini, ortak çocuk ... lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarını istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı davalı kadına verilen kusurların istinaf edilmeksizin kesinleştiği, kadının ispatlanan başkaca kusurunun bulunmadığı, davalı davacı erkeğe verilen kusurların görgüye dayalı tanık beyanları ile sabit olduğu, ancak ilk derece mahkemesince tespit edilen kusur durumuna göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin ise hafif kusurlu olduğu anlaşıldığından, davalı davacı erkek vekilinin kusur belirlemesine,

reddedilen tazminat taleplerine ve iştirak nafakası miktarına yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, kusura ilişkin gerekçenin düzeltilerek ilgili hükümlerinin kaldırılarak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda erkeğin de hafif kusurlu olmasına göre erkek lehine 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminat ve ortak çocuk ... lehine aylık 500,00 TL iştirak nafakasına sair istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur tespiti, maddî ve manevî tazminat yönlerinden temyiz talebinde bulunulmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kusur belirlemesi ve tazminatlar noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanunu’nun 6 ıncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/816, K. 2024/8250, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/816
Karar No
2024/8250
Tarih
4 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/820 K.2024/14278
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/820 K.2024/8565
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/821 K.2024/10856
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/822 K.2024/8684
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/824 K.2024/8566
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/825 K.2024/9236

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.