KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/8373 E., 2025/6546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2440 E., 2024/1608 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 5. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/819 E., 2021/440 K.
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir iştirak ve yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat ile nafaka ve tazminat miktarları yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat miktarları ile tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı-karşı davacı kadının tanıkları.... ve .....'nin beyanları ile ispat olduğu üzere erkeğin, kadına yönelik tehdit eyleminin bulunduğu ve tehdit eyleminin de erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiğinin bu hale göre de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/8373, K. 2025/6546, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama