KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9213 E., 2025/5999 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1436 E., 2024/1539 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çorum 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/50 E., 2023/408 K.
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından davaların reddi yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden ... vekili Avukat ... ve karşı taraf davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat .... geldiler. Başkaca gelen olmadı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu iddiası ile Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca satışın iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadın ve davalı ...'ın istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Karar, davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın, davacının eşi ... tarafından 08.03.2018 tarihinde davalılardan ...'ye devredildiği, hemen akabinde davalı ... ile kira sözleşmesi akdedilerek taşınmazda davacı ve davalı eşin birlikte oturmaya devam ettiği, ...'nin de 31.07.2018 tarihinde taşınmazı davalılardan ...'a devrettiği anlaşılmaktadır. ... konutu olan taşınmazın, hak sahibi olan erkek eş tarafından üçüncü kişiye devri, davacının açık rızasını gerektirmektedir. (TMK.md.
194/1) Bu rıza alınmamıştır. Bu durumda ... adına olan tescil, yolsuz tescil niteliğini alacaktır. Ne var ki, taşınmazı ilk devralan ... bu taşınmazı ...'a devretmiştir. ...'nin taşınmazı davalı ...'a devrinde Türk Medeni Kanunun 194. maddesi koşulları artık aranmaz. Bu durumda taşınmazı en son devralan davalı ..., kendisine bu taşınmazı devreden ...'nin üzerindeki tescilin yolsuz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu tescile dayanamaz. (TMK.md.
1024/1) Toplanan delillerden, davalıların birbirlerini tanıdıkları; davalı ...'nin taşınmazın aile konutu olduğunu bilerek satın aldığı; davalı ...'ın ise, ilk satış işleminden çok kısa bir süre sonra taşınmazı satın aldığı anlaşılmakla davalı ...'ın taşınmazı kendisine devreden .... üzerindeki tescilin yolsuz olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği; diğer davalı ile el ve iş birliği içinde kötü niyetli olarak hareket ettiği de anlaşılmaktadır.
Öyleyse davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9213, K. 2025/5999, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama