KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9321 E., 2025/6384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/214 E., 2024/111 K.
- İlk derece mahkemesi
- Merzifon 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2012/546 E., 2013/362 K.
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından asıl karar yönünden ziynet alacağı davasından feragat edilmediği, hüküm kurulması gerektiği; ek karar yönünden ziynet alacağına ilişkin tefrik talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında. “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.” düzenlemesi yer almıştır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 20.07.2016 tarihinden önce 06.06.2013 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Buna göre yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı kanun yolu inceleme görevi Yargıtaya ait olduğundan, 6100 sayılı HMK uyarınca asıl karara ve ek karara yönelik istinaf incelemesi yapılması doğru görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılması gerekmiştir.
2. Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli kararı ile davacı kadının feragat dilekçesi vermesi üzerine, feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacı kadının 04.04.2024 havale tarihli dilekçesiyle dosyada ziynet alacağı davası ile ilgili tefrik kararı verilmesini talep etmesini müteakip Mahkemece, 02.05.2024 tarihli ek kararıyla dosyada karar verildiğinden tefrik talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak, Mahkemece kimlik tespiti yapılan davacı kadın tarafından verilen 31.05.2013 tarihli feragat dilekçesinde; açıkça boşanma davasından feragat edildiğinin beyan edildiği, ziynet alacağı davası ile ilgili açıkça feragat beyanında bulunulmadığından, bu konunun esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hüküm kurulmamış olması doğru olmamıştır.
O halde, Mahkemece yapılacak iş, ziynet alacağı davasına ilişkin davanın, dava dosyasından ayrılması, başvuru harcı tüm talepleri kapsayacağından ziynet alacağı davası ile ilgili nispi karar ve ilam harcı yatırılmadığı gözetilerek, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32 nci maddesi uyarınca.
"Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz." hükmü nazara alındığında, bu eksikliğin giderilerek; davanın esası hakkında karar verilmesinden ibaret olup temyiz edilen hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9321, K. 2025/6384, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama