KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9722 E., 2025/6025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1333 E., 2024/2192 K.
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun 3. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/165 E., 2021/628 K.
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı kadın vekili tarafından, kusur belirlemesi, erkeğin boşanma davasının kabulü, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddi tazminat ve manevi tazminat miktarları yönünden; davacı- davalı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla, kusur belirlemesi, eksik inceleme, kadının boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yoksulluk nafakasının toptan yada irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 176 ncı birinci maddesi uyarınca yasal olarak yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
Toplanan delillerden davalı- davacı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olmadığı ve yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de; tarafların evlilik süresi, kadının yaşı, çalışmaya engel halinin olmaması, yeniden evlenebilme şansı ile hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında kadın yararına bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" şeklinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi hususu değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9722, K. 2025/6025, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama