KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2024/9901 E., 2025/5259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1596 E., 2024/1163 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 19. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/459 E., 2022/434 K.
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka miktarları ile maddi-manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen maddi-manevi tazminat talepleri ile kadın lehine nafaka takdiri ve miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle, davacı kadına kusur olarak yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının ve her iki tarafa yüklenen "yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediği" vakıasının bu yönde görgüye dayalı tanık beyanı bulunmaması nedeniyle ispatlanmış olduğunun kabul edilemeyeceği,
ispatlanmayan iş bu vakıanın taraflara kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığı, ancak her iki tarafın sabit görülen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışları değerlendirildiğinde de boşanmaya sebep olan olaylarda "eşit kusurlu" olduklarının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9901, K. 2025/5259, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama