KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1146 E., 2025/8125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/313 E., 2024/2224 K.
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
- İlk derece mahkemesi
- Kilis Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/468 E., 2023/993 K.
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddî tazminat ve manevî tazminat miktarları yönünden, davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velâyet, aleyhine kabul edilen maddî tazminat, manevî tazminat, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:
1.Davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelemesinde; Dosya içeriğine göre temyize konu edilen ziynet alacağı davasında dava değerinin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı kadın vekilinin tüm, davalı erkek vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere,
delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle davalı erkeğe Bölge Adliye Mahkemesince sadece sosyal inceleme raporundaki beyanı esas alınarak kusur olarak yüklenen sadakatsizlik vakıasının ispatına ilişkin kadının hukuka aykırı olarak elde ettiği delil haricinde ve erkeğin ikrarı dışında başka bir delil bulunmayışı da dikkate alındığında sadece tarafın ikrarı ile erkeğe kusur olarak yüklenen sadakatsizlik vakıasının 4721 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına açıkça aykırı olduğunun, dosya kapsamından bu vakıanın hukuka uygun başkaca bir delil ile de ispat edilemediğinin,
bu nedenle ispatlanamayan bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığının; belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1146, K. 2025/8125, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama