KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1654 E., 2025/8241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/444 E., 2024/2497 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü karşı davanın reddi, davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve miktarı, velayet, kişisel ilişki tesisi süresi ve şekli, karşı davada maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk anne ve babası ile düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Anne ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, anne ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Dosya kapsamı ve çocuğun yaşı dikkate alındığında, ortak çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişki babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun fikri ve sosyal gelişmesi için de yetersizdir. Mahkemece baba ile çocuk arasında yatılı olacak şekilde ve daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun`un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca bu yöne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1654, K. 2025/8241, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama