KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2149 E., 2025/5368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2184 E., 2024/3438 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından, yoksulluk nafaka talebinin reddi, tazminat miktarları, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilmeyen vekâlet ücdreti yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise, boşanma hükmüne itirazlarının olmadığını belirterek, her iki dava yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 323. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereği takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama giderlerinden sayılmış; 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği, 332. maddesinde ise yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
Diğer yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/1. maddesine göre, tarifelerde yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Yine aynı maddenin dördüncü bendine göre “Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine” hükmolunacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince Daire’nin bozma kararından sonra istinafın yargılama fonksiyonunun bir sonucu olarak duruşmalı inceleme yapılarak davanın esası bakımından yeni bir karar verilmiş olup; kadın yararına bozma yapılmış olması ve duruşmaya da katılmış olması nedeniyle kadın yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2/4. maddesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2149, K. 2025/5368, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama