KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2229 E., 2026/901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/126 E., 2025/60 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, uzman eşliğinde kişisel ilişki kurulması, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı- davacı ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davacı- davalı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ortak çocuk ... ve ... ile baba arasında kurulan kişisel ilişki yönünden re'sen yapılan incelemede;
Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir.
Çocuk ile ana ve babası, düzenli kişisel ilişki elde etme ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır.
Somut olayda dosya kapsamı, davalı karşı davacı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar, tanık beyanları ve ceza yargılaması dosyaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ortak çocuklar ile baba arasında uzman eşliğinde kişisel ilişki kurulması doğru olmakla birlikte, kişisel ilişkinin süresi çoktur. Daha uygun süre ile kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2229, K. 2026/901, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama