KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/254 E., 2026/49 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1329 E., 2024/1105 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/74 E., 2021/645 K.
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakası ile tazminatların miktarı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. Mazeret bildirmedikleri anlaşıldı. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/254, K. 2026/49, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama