KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2637 E., 2025/9452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/286 E., 2025/312 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Avanos 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/341 E., 2024/387 K.
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, tazminat miktarları, kişisel ilişki süreleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi,
asıl davanın kabulü, velayet, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, kabul edilen nafaka ve miktarları, reddedilen tazminatlar ve erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen haysiyetsiz yaşam sürdüğü vakıasına davacı-karşı davalı kadın tarafından dava dilekçesinde usulüne uygun şekilde dayanılmadığının, kaldı ki haysiyetsiz yaşam sürdüğü vakıasının ispatlanmadığının, dayanılmayan ve ispatlanmayan vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenilemeyeceğinin,
ancak mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre yine de davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.
Davacı- karşı davalı kadının temyiz dilekçesindeki kadının ve çocuğun tehdit edildiği ve bu hususta Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/64 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı iddiası nazara alınarak, bildirilen bu soruşturma dosyası Mahkemece dosya arasına alınarak Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan Adli Destek görevlisi uzman veya uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle yeniden inceleme ve rapor istenip; kişisel ilişki konusundaki görüşleri alınarak ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek,
kişisel ilişki konusunda bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2637, K. 2025/9452, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama