KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/2677 E., 2025/9809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/349 E., 2025/205 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 19. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/383 E., 2021/774 K.
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından tedbir nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, birleşen davanın reddi, asıl davanın kabulü ve fer'îleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/2677, K. 2025/9809, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama