KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/295 E., 2025/7503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1414 E., 2024/1572 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 12. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/202 E., 2022/619 K.
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakası ile tazminatlar, reddedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakaları ile tazminatların miktarı, vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince davalı-davacı kadının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği belirtilerek kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de erkeğin bu yöne ilişkin istinaf itirazı esastan reddedilmiştir.
Toplanan deliller, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile tarafların SGK evraklarından, davalı-davacı kadının yargılama aşamasında sigortalı olarak çalışmaya başladığı, düzenli ve sürekli gelir elde ettiği, bu haliyle kadının boşanma sebebiyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175 inci maddesi gereğince boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşulları davalı-davacı kadın yararına oluşmamıştır.
Öyleyse davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre 2015 doğumlu ortak çocuk ..'ın ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/295, K. 2025/7503, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama