KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3347 E., 2025/9854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2909 E., 2025/396 K.
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 6. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/708 E., 2022/799 K.
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından hükmedilen maddî ve manevî tazminat, tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakasının miktarı ve reddedilen asıl dava yönünden vekâlet ücreti hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin davalı karşı davacı kadın tarafından açılan karşı davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan boşanma davası olarak nitelendirildiği buna karşı İlk Derece Mahkemesi'nin kısa kararında 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi,
gerekçeli kararda ise 4721 sayılı Kanun'un 166/3 üncü maddelerinin yazıldığı bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre davalı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Mahkemece, asıl davacı erkeğin davasının reddine karar verilmiş olduğu halde yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı-davacı kadın yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiştir. Yargılama sonucunda vekâlet ücreti ve yargılama giderleri davanın kabul veya reddedilmesi durumuna göre takdir edilir. Buna göre erkeği reddedilen asıl davasında kendisini vekille temsil ettiren kadın yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3347, K. 2025/9854, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama