KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/3711 E., 2025/10837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/185 E., 2025/238 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- KDZ.Ereğli 1. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/572 E., 2024/760 K.
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından davalı anne ile çocuklar arasında kurulan kişisel ilişki düzenlemesi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.
Velâyet ve kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında meydana gelen olayların dikkate alınması gerekir. Boşanmanın ileriye yönelik etkilerini hafifletmekte ve çocuğun boşanmadan sonraki hayata alışmasındaki en önemli faktör, çocuğun hayatında istikrarın ve sürekliliğin sağlanmasıdır.
Dosya kapsamına göre.
İlk Derece Mahkemesince velayeti babaya verilen müşterek çocuklar ile davalı anne arasında ' Her ayın 2. ve 4. Cumartesi günü saat 10.00'dan Pazar günü saat 17.00’ ye kadar; sömestr tatilinin ilk haftası Cumartesi günü saat 10:00'dan bir sonraki hafta Pazar günü saat 17:00' ye kadar, her yıl Temmuz ayının 1. Günü saat 10.00.'dan 31.günü saat 17.00’ ye kadar, dini bayramların 2. Günü saat 10.00' dan 3. Günü saat 17.00' ye kadar anne yanında kalmak sureti' '' kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, ilgili hüküm davacı erkek vekili tarafından davalı kadının uyuşturucu madde satmaktan ceza evinde yatmakta olan bir erkekle birlikte yaşadığını,
yaşanılan evin sağlıklı ve yeterli bir alana sahip olmadığını belirterek kişisel ilişkinin kaldırılması gerektiğini beyanla kişisel ilişki yönünden istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince "alınan SİR dikkate alındığında, annenin müşterek çocukları ihmal veya ihlal ettiğine, annenin yanında çocuklar yönünden bir tehlike bulunduğuna dair ispatın olmaması, müşterek çocukların anne sevgisinden mahrum kalmaması,
çocukların psikolojik ve sosyal gelişimleri için anne ile çocuklar arasında kişisel ilişki tesisinde herhangi bir isabetsizlik olmadığı" değerlendirilerek davacı erkek vekilinin kişisel ilişkiye yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, işbu hüküm davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; davalı kadının şu an birlikte yaşadığı H.A. 'nın geçmiş yıllarda madde kullanmış olduğu, bir dönem uyuşturucu madde satıcılığı yapmış olduğu, davalının ortak çocukların davalının birlikte yaşadığı H.A. isimli kişi ile yaşayacak olmasının olumsuz bir izlenim oluşturduğu,
sosyal inceleme raporunda davalının ilgili bir ebeveynlik profili sergilemediğinin düşünüldüğünün belirtildiği ileri sürülmüş olup söz konusu iddialar doğrultusunda mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan adli destek görevlisi heyetinden, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme yapılması istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocukların sağlıklı gelişimi için kişisel ilişki tesisine engel bir durumun bulunup bulunmadığının yeniden ve etraflıca araştırılması ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, kişisel ilişki konusunda bir karar verilmesi gerekirken;
eksik inceleme ve araştırmayla kişisel yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3711, K. 2025/10837, 8 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama