KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/4114 E., 2025/7057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/197 E., 2025/429 K.
- İlk derece mahkemesi
- Iğdır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/280 E., 2024/112 K.
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı tarafından nüfus kaydında baba adının düzeltilmesi istemli açılan davanın İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda; biyolojik baba olduğu iddia edilen ..'ye ait mezar açılmak suretiyle babalık tespitine yarar numune örneklerinin alınarak DNA incelemesi yapılabilmesi için gerekli giderlerin karşılanması yönünden davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde söz konusu giderlerin karşılanmadığı, bu suretle davacının DNA incelemesinden kaçındığı, dolayısıyla davacının murisin çocuğu olmadığına dair iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafında istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi kapsamında nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır.
Resmî sicil ve senet içeriklerinin aksinin ispatı, kanunda başkaca bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı olmaksızın her türlü delille kanıtlanabilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2012 tarihli ve 2012/18-548 E. ve 2012/763 K. sayılı kararı da aynı yöndedir). Eldeki dava; nüfus kaydının düzeltilmesi istemli olup, bu tür bir davada resmî sicil veya senedin aksinin nasıl ispatlanacağına dair özel yasalarda herhangi bir hüküm bulunmadığından mevcut iddia her türlü delil ile kanıtlanabilir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde Mahkemece, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin eldeki davada, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğunun bulunduğu gözetilerek, murisin mezar yeri belli olduğuna göre masrafı ileride, yasal nedenlerle zorunlu taraf olan nüfus idaresi dışında haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere suçüstü ödeneğinden karşılanmak suretiyle re'sen DNA testi yaptırılıp alınacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4114, K. 2025/7057, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama